Yapay zekâ bütçe açıklarımızı kapatmayacak
Yapay zekâ konusunda son yılların en rahatlatıcı masalı şu: Verimlilik artacak, büyüme hızlanacak, devletlerin vergi geliri yağmur gibi yağacak ve kronik bütçe açıkları kendiliğinden kapanacak. Bu masalı anlatanlar çoğu zaman samimi. Ama samimiyet, hesabın tutması anlamına gelmiyor.
Önce basit bir gerçekle başlayalım. Teknoloji tarihinde verimlilik artışı ile devlet gelirindeki artış arasında otomatik bir köprü hiç olmadı. Elektrik de, bilgisayar da, internet de üretkenliği artırdı. Ama kazancın büyük kısmı önce şirketlerin kâr marjına, sonra da en değerli işgücüne gitti. Devletin payı, ancak kazancın vergilendirilebilir olduğu yerde ortaya çıktı. Yapay zekâda bu daha da zor, çünkü değer, sınırları kolayca aşan yazılımlarda, verilerde ve birkaç dev şirketin elinde toplanıyor. Vergi veren değil, vergiden kaçabilen güçleniyor.
İkinci sorun işgücü. Gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde bütçenin can damarı hâlâ ücretler üzerinden alınan vergiler ve sosyal güvenlik primleri. Yapay zekâ beyaz yakalı işlerin önemli bir kısmını dönüştürürse, önce o kaynak daralır. Aynı anda işsizlik ödenekleri, yeniden eğitim ve sosyal destek harcamaları artar. Yani gelir tarafı zayıflarken gider tarafı şişer. Bu, açığı kapatmaz, büyütür.
Üçüncü sorun, devletin kendisinin de yapay zekâya yatırım yapması gerektiği. Veri merkezleri, enerji altyapısı, kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi, siber güvenlik ve düzenleme kapasitesi bedava gelmiyor. Bu harcamaların getirisi ise yıllar sonra, belki de hiç doğrudan vergi olarak dönmüyor.
Bunlar yapay zekânın bir felaket olduğu anlamına gelmiyor. Tersine, doğru yönetilirse sağlıkta, eğitimde, kamu hizmetinde gerçek kazançlar sağlayabilir. Ama kazanç ile bütçe dengesi aynı şey değil. Kazanç ancak politika ile vergi gelirine, güvenceye ve yeni işlere dönüşür.
Bu yüzden asıl soru, yapay zekânın bizi kurtarıp kurtarmayacağı değil, bu geçişi nasıl yöneteceğimiz. Vergi sistemini sermaye ve dijital değer üretimini daha adil yakalayacak şekilde güncellemek, işgücünü dönüşüme hazırlamak ve kamu harcamalarını verimli tutmak gerekiyor. Aksi halde yapay zekâ, parlak bir geleceğin değil, pahalı bir faturanın başlığı olur.
Mucizeyi beklemek bir ekonomi politikası değildir. Önce hesabı yapalım, sonra umut edelim.